İzmir’de Su Baskınları: Altyapı Yetersizliği Felaket Getiriyor
1876 okunma

İzmir’de Su Baskınları: Altyapı Yetersizliği Felaket Getiriyor

Ocak 26, 2026 14:00
İzmir’de Su Baskınları: Altyapı Yetersizliği Felaket Getiriyor
0

BEĞENDİM

JEOLOJİ Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Koray Çetin Önalan, İzmir’de her sağanak yağış sonrası meydana gelen su baskınları ve taşkınlar ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Önalan, bu sorunların nedeninin plansız kentleşme ve altyapı yetersizliği olduğunu dile getirdi. Yağışların doğal bir olay olduğunu ifade eden Önalan, bu olayların felakete dönüşmesinin insanoğlunun etkisiyle gerçekleştiğini belirtti. Önalan, “Kentin altyapısı çok kötü, felakete davetiye çıkarıyor” diyerek, mevcut durumun ciddi bir problem olduğunu vurguladı.

Önalan, İzmir’deki her sağanak sonrası yaşanan su baskınlarının şehir yaşamını olumsuz etkilediğini ifade etti. Plansız bir kentleşmenin ve altyapı yetersizliğinin kaçınılmaz olarak felaketlerle sonuçlanabileceğine dikkat çekti. “Kentin altyapısı çok kötü; derenin akmasına izin verilmez, ıslah edilmez ve önüne bina yapılırsa, bu felaketlerle sürekli karşılaşılır” diyerek, İzmir’in karşı karşıya kaldığı sorunların nedenlerini sıraladı. Aynı zamanda, orman yangınları neticesinde bitki örtüsünün yok olması sonucunda da bu felaketlerin artabileceğine vurgu yaptı.

Önalan, özellikle Alsancak ve Konak bölgeleri için “gökdelen cehennemi” tabirini kullanarak, artan asfalt ve betonlaşmanın da sel ve su baskınlarına neden olduğunu belirtmiştir. Yapılan binaların zemin kotunun yol ile aynı seviyede olmasının ciddi bir mühendislik hatası olduğunu dile getiren Önalan, “Her taraf asfalt ve altyapı yetersiz.” ifadesini kullandı. Bu durum, yağan her yağmur ile birlikte altyapı yetersizliğinden dolayı sel felaketini kaçınılmaz hale getiriyor.

Türkiye’deki büyük şehirlerin ciddi bir değişime ihtiyacı olduğunun altını çizen Önalan, “Nüfusun büyük çoğunluğu büyük şehirlerde yaşıyor. Kentlerin artık hareket edecek, afetlerle mücadele edecek hali kalmadı.” dedi. İzmir gibi büyük şehirlerde nüfus artışının devam ettiğini belirten Önalan, bunun sonucunda altyapının yetersiz kaldığını kaydetti. “Bu kentin taşıması artık mümkün değil,” diyerek, metropollerin nüfusunun seyrekleştirilmesi gerektiğine de dikkat çekti. Önalan, “Ciddi bir kentsel değişime ihtiyacımız var… Doğayla savaşıyoruz, bu sakıncalı.” sözleriyle, mevcut durumu anımsattı.

Diğer bir uzman, Türk Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’deki su baskınlarının altyapının yetersizliği ve çarpık kentleşmenin bir sonucu olduğunu ifade etti. Kuru dere yataklarının kapatılması gibi müdahalelerin yanlış olduğunu belirten Yaşar, “Yağmur yağdığı zaman toprak her yere geçiyordu, ama şu anda yağmur suyunun toprağa gidecek yeri yok.” diyerek mevcut altyapının -özellikle yolların- gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Yağmur kanallarının yapılması gerektiğini söyleyen Yaşar, bu tür yapısal değişikliklerin şehrin parkuruna büyük katkı sağlayacağını dile getirdi.

Prof. Dr. Yaşar, gelişmiş ülkelerin önce altyapıyı hazırlayıp ardından bina inşa edildiğini belirterek, Türkiye’deki durumun tersine, önce binaların yapıldığını, ardından altyapının düşünüldüğünü ifade etti. Sıkça yaşanan aşırı yağışlar ışığında daha fazla sorunla karşılaşılmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekerken, doğa bilimcileri ve şehir plancılarının birlikte çalışarak İzmir’in yeniden planlanması gerektiğini vurguladı. Kısacası, İzmir’de yaşanan sel ve su baskınlarının ardındaki nedenlerin iyi analiz edilerek, uzun vadeli çözümler geliştirilmesi gerekiyor.

En az 10 karakter gerekli