İzmir Barajları, Taşkın Riskini Büyük Oranda Azalttı
744 okunma

İzmir Barajları, Taşkın Riskini Büyük Oranda Azalttı

Şubat 14, 2026 18:34
İzmir Barajları, Taşkın Riskini Büyük Oranda Azalttı
0

BEĞENDİM

TARIM ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Gediz, Küçük Menderes ve Bakırçay havzalarının taşkın sahası ve bitkisel üretim alanları olarak kritik öneme sahip olduğunu belirterek, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen çalışmalara dikkat çekti. Bakan Yardımcısı, DSİ’nin bu üç havzada 30 farklı lokasyonda taşkınlara müdahalelerde bulunduğunu ve bu çalışmaların halen devam ettiğini belirtti. Yapılan barajların taşkın sezonu öncesinde neredeyse boş olduğu, fakat şu anda önemli bir doluluk seviyesine ulaştığına dikkat çekti. Eğer bu barajlar olmasaydı, tüm havzanın sular altında kalmasının ve can-mal kayıplarının yaşanmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi.

Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider ve DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Menemen Gediz Ana Yatak üzerinde yürütülen yatak tanzim ve temizlik çalışmalarını yerinde inceleme fırsatı buldu. Ardından İzmir’de son dönemde yaşanan yağışlar sonrası barajların mevcut durumunu değerlendirdi. Özellikle Türkiye genelinde uzun yıllar ortalamasına göre yoğun bir yağış sezonu geçirildiği bilgisi verildi. Gizligider, bu yıl, geçen yıla oranla yüzde 66 daha fazla yağış alındığını belirterek, bu durumu olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

Bakan Yardımcısı Gizligider, son yıllarda meydana gelen iklim değişikliklerine dikkat çekti ve kısa sürede aşırı yağışların düşmesinin bazı yan etkileri olduğunu vurguladı. Örneğin, geçmişte İzmir ovasının sık sık sular altında kaldığını ve son 25 yılda yapılan yatırımların büyük afetleri önlediğini ifade etti. Bu bağlamda, Türkiye’nin DSİ ve kamu yönetimi, taşkınların etkilerini azaltmak için aktif bir şekilde çalışmaya devam etmektedir.

Bakan Yardımcısı, doğal afetlere karşı sigorta sisteminin önemine de değinerek TARSİM’in (Tarım Sigortaları Havuzu) uygulanmasının artırılması gerektiğine dikkat çekti. İzmir’de bitkisel üretimde TARSİM uygulama oranının yüzde 20 civarında olduğunu belirterek, bunun yetersiz olduğunu vurguladı. Tarım sigortalarının, bu tür afetlere karşı hem üreticiler hem de devlet açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca, hayvansal üretimde de TARSİM’in kullanım oranının yüzde 60’larda olduğunu sözlerine ekledi.

Gizligider, doğaya yapılan müdahalelerin taşkınların ana sebeplerinden biri olduğunu belirterek, belediyelerin dere üstlerini kapatmaması gerektiğini, yetersiz menfezlerin, köprülerin ve dere yatağındaki molozların da bu tür afetlere yol açtığını dile getirdi. Anlık şiddetli hava olaylarının devam etmesinin muhtemel olduğunu, bu nedenle gerekli tedbirlerin alınmasının şart olduğunu açıkladı.

Kritik havzalara ve taşkın öncesi durumlarına değinen Gizligider, Gediz, Küçük Menderes ve Bakırçay havzalarında yapılan yatırımların önemine vurgu yaptı. Toplamda 110 adet taşkın kontrol tesisi inşa edildiğini ve bu yatırımlar sayesinde 412 bin dekar arazinin kontrol altına alındığını ifade etti. İzmir’de meydana gelen taşkınların bir kısmının ise şehir içindeki altyapı yetersizliklerinden kaynaklandığı belirtildi.

Bakan Yardımcısı, devletin duruma karşı duyarlılığı ve müdahale hızının artırıldığını ifade ederek, 604 adet iş makinesi ve 881 personelle taşkınlara müdahale edildiğini açıkladı. Ülkenin batı ve güneydoğu bölgelerinde yaşanan yağışlar sonucunda 18 şehirde taşkın olaylarının meydana geldiği kaydedildi. Gizligider, kamu yönetiminin ve DSİ’nin her durumda vatandaşlarının yanında olduğunu ve durumu en az zararla atlatmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

En az 10 karakter gerekli