Ortopedi ve travmatoloji uzmanı Opr. Dr. Ahmet Savran, hassas ameliyatları için hazırlık yaparken bir yandan da yıllardır biriktirdiği mekanik kol saatlerinin bakımını gerçekleştirerek el becerisini geliştirmektedir. İzmir’de yaşayan 42 yaşındaki Savran, dedesinin ona hediye ettiği kol saatleri ile ilgisini çocuk yaşlarda keşfetmiştir. Bağlantılı olarak, babası Hüseyin Savran’ın Eskişehir’deki marangoz atölyesinde geçirdiği zamanlarda, haftalığıyla aldığı saatleri biriktirmeye başlamıştır.
Lise yıllarında cerrah olma hayali kurmaya başlayan Ahmet Savran, 2008 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Ortopedi alanında eğitimine devam ederek Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nde el cerrahisi uzmanlığı almıştır. Üniversite yıllarında Saat koleksiyonunu daha da geliştiren Savran, bu saatleri sökerek bakımını yapmakta ve bu pratiğin cerrahi becerilerine olumlu yansıdığını da gözlemlemektedir.
Uzuv kopmaları ve ortopedi hastalıkları gibi alanlarda gerçekleştirdiği hassas ameliyatlara hazırlık olarak, her operasyon öncesinde saat bakımı yapmaktadır. Özel ekipmanlar yardımıyla çalışan Savran, ameliyat gözlüğü ve mikroskop kullanarak bu işlemleri gerçekleştirmektedir. Toplamda 700 çeşitli kol saatine sahip olduğunu belirten Savran, bu saatleri müzayedelere katılarak ya da çevrimiçi araştırmalarla elde etmektedir.
Savran, saat koleksiyonunda 1850 yılına ait bir cep saatinin yanı sıra, dedesinin ona armağan ettiği mekanik kol saatini de halen sakladığını ifade etmektedir. Opr. Dr. Ahmet Savran, cerrahların mutlaka el antrenmanı yapması gerektiğine inanmakta ve çeşitli yöntemler önererek “Saat bakımı bu konuda mantıklı bir yöntem çünkü saat hem çalışıyor hem de hareket ediyor. El ameliyatlarını uyanık ve hareket ederek yapabiliyoruz. Bu sayede bazı tamir işlemlerini gerçekleştirebiliyoruz. Cerrahların yaşa bağlı olarak el becerisini kaybetme korkusunu yenmek için mikro işleri yapmak oldukça önemlidir.” şeklinde açıklamalar yapmıştır.
Kendisi de saat bakımını gerçekleştirirken, ameliyathanede hissetmekte ve cerrah gözlükleri kullanmaktadır. Savran, “Saatteki o vidaların benzerlerini biz parmak kemiklerinde kullanıyoruz. Bu nedenle mikro cerrahlar arasında saat tamirinde avantajlı olduğumu düşünüyorum.” sözleriyle bu iki alandaki benzerliği vurgulamaktadır. Aynı zamanda, bu işlemlerin bir hobi olarak kendisine bir stres atma yöntemi sunduğunu da ifade etmektedir. “Bu tür zamanlarda daha fazla saatlere sarılıyorum.” diyerek saatleriyle olan ilişkisini paylaşmaktadır.
Gelecek hedefleri arasında bir saat müzesi açmak olduğunu ifade eden Savran, “Sonuçta bir Ahmet Savran gelip geçecek. Arkamda bir şey bırakacaksam, Türkiye’de saat sevdasının gelişmesini istiyorum. Saat müzesi düşüncesini olgunlaştırmak için biraz daha zamana ihtiyacım var.” şeklinde düşüncelerini dile getirmektedir. Bu hedef, hem kişisel bir tutku olarak katmanlarını artırmakta hem de Türkiye’de saat meraklılarına yönelik bir kültürel miras oluşturma isteğinin yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır.
1
İzmir’de Su Depolama Sahasında Yangın Kontrol Altında
2712 kez okundu
2
İzmir Körfezi’nde 4 Büyüklüğünde Deprem!
2702 kez okundu
3
Özge Polat’tan Güçlü Mesaj: Ailem Var!
2665 kez okundu
4
Buca’da TIR Kazası: Yaralılar Hastaneye Sevk Edildi
2654 kez okundu
5
Ödemiş’te Suç Örgütüne Büyük Darbe: 8 Gözaltı!
2630 kez okundu