İzmir’de Tahliye Sürecine Karşı Oturma Eylemi Devam Ediyor
696 okunma

İzmir’de Tahliye Sürecine Karşı Oturma Eylemi Devam Ediyor

Nisan 7, 2026 18:00
İzmir’de Tahliye Sürecine Karşı Oturma Eylemi Devam Ediyor
0

BEĞENDİM

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Meslek Fabrikası Binaları için Tahliye Süreci ve Oturma Eylemi

İzmir ilinde büyük bir tartışmaya neden olan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen eski DGM binalarının tahliye süreci, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü tarafından yürütülmekteydi. Tahliye sürecinin başlatılmasının ardından, binanın önünde başlayan oturma eylemi, ikinci gününde de devam etti. Bu binaların arka planda oluşturduğu durum ve kamuoyunun bu sürece olan tepkisi, eylemin sürmesine zemin hazırladı.

Tahliye sürecinin başlamasıyla birlikte, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da olayların merkezine yerleşti. Düşüncelerini kamuoyuyla paylaşmak üzere gazetecilerin karşısına geçen Tugay, Meslek Fabrikası önünde yaptığı basın açıklamasında, bu binanın sadece fiziksel olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir değer taşıdığını vurguladı. “Bugün mağdur edilen herkesi yalnız bırakmama günüdür” diyerek, vatandaşları bu duruma karşı duyarlılık göstermeye davet etti. Bunun yanı sıra, kendisinin de bu protestoya katılması amacıyla belediye personeli ve destekçiler, binanın önünde sabaha kadar nöbet tutarak eylemlerine devam ettiler.

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç de, eylemlerin ve desteklerin süregeldiği bu dönemde önemli bir çağrıda bulundu. Güç, yarın saat 18.00’de gerçekleşecek kitlesel bir açıklama için İzmirlilere seslendi. Bu açıklamanın, yerel halka ve basına hitap edeceği, İzmir’in mevcut durumu hakkında toplumun bilgilendirilmesine yönelik stratejik bir adım olacağı ifade ediliyor. Eylemler, yerel halkın yanı sıra siyasilerin de dikkatini çekmiş ve bölgedeki siyasi atmosferi etkilemeye başlamıştır.

Hem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı hem de CHP il örgütü, bu binanın sadece geçmişten gelen bir mülkiyet meselesi olmadığını, aynı zamanda yereldeki eğitim ve istihdam olanaklarına da büyük katkı sağladığını belirtiyor. Bu nedenle, bu binaların kapatılması ve tahliye edilmesi kent için önemli bir kaybı temsil ediyor. Oturma eylemi, aslında sadece bir tesisin korunma çabası değil, aynı zamanda şehrin sosyal ve ekonomik yapısına sahip çıkma mücadelesi olarak da değerlendiriliyor.

Sonuç olarak, İzmir’de başlatılan bu oturma eylemi, bir yandan yerel yönetim ve Vakıflar Genel Müdürlüğü arasındaki mülkiyet tartışmasının getirdiği sonuçları gözler önüne sererken, diğer yandan da halkın bu süreçteki duyarlılığını ve dayanışmasını gösteriyor. Bu süreç, sadece bina ve mülkiyet tartışmalarına değil, aynı zamanda İzmir halkının sosyal adalet taleplerine de ışık tutmaktadır. İzmir halkı, bu gibi durumlarda birlik olmanın ve haklarını savunmanın öneminin farkında olarak hareket etmeye devam ediyor.

En az 10 karakter gerekli