Balıkesir Depremi: Artçılar Hızla Devam Ediyor!
2114 okunma

Balıkesir Depremi: Artçılar Hızla Devam Ediyor!

Eylül 27, 2025 13:35
Balıkesir Depremi: Artçılar Hızla Devam Ediyor!
0

BEĞENDİM

Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer, 10 Ağustos 2023 tarihinde Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından, o tarihten itibaren 10 bini aşkın artçı depremin yaşandığını ifade etti. Öziçer, “10 Ağustos’tan önce günlük ortalama 7-8 olan deprem sayısı, şu anda 100’ün üzerinde. Günlük deprem sayısı 10’a düştüğünde artçılar bitecek” şeklinde konuştu.

10 Ağustos’taki depremin ardından geçen 1.5 aylık süre içinde Sındırgı bölgesinde birçok artçı deprem yaşandı. Öziçer, “Depremin olduğu günden eylül ayının başına kadar günlük 400-500 olan artçı sayısı, eylülden itibaren azalmıştı. Ancak birkaç gün önce meydana gelen 5 büyüklüğündeki artçı deprem, bu sayıların yeniden 100’lerin üstüne çıkmasına neden oldu,” diyerek ekledi. Özellikle 5 büyüklüğündeki depremden önce günlük artçı depremlerin 50-70 civarında seyrettiğini belirten Öziçer, “Artçı depremlerin birkaç ay süreceğini bekliyorduk. Deprem fırtınasının o bölgeyi sardığını söyleyebiliriz” dedi.

Öziçer, bu depremlerin İzmir ve çevresinde korku ve paniğe yol açtığını ifade etti. “Kemotmetrelerce uzaklıkta olan depremler, İzmir’de korkutucu şekilde hissedilebiliyor,” diyen Öziçer, özellikle İzmir’de hissedilen depremin nedeninin zemin büyütmesi olduğunu aktardı. “Deprem dalgaları, zeminin katmanlarından geçerken farklı bir özelliğe bürünüyor. Kayalık zeminden geçerken gücü değişiyor. Balçık veya alüvyon zemin üzerinde arttıkça, kilometrelerce ileride meydana gelen bir deprem İzmir’e yaklaştığında, şiddetini artıracak bir zemine geldiği zaman korkutucu seviyelere ulaşabiliyor,” diye ekledi. Ayrıca, yaşları 35 ve üzeri olan kötü zeminli yerlerde inşa edilmiş yüksek binaların da bu duruma maruz kaldığını belirtti.

Türkiye’nin, dünyanın en aktif ikinci deprem kuşağında yer aldığını vurgulayan Öziçer, “Ülkemiz, Alplerle Himalayalar arasındaki en aktif deprem kuşağında yer alıyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi, can kayıplarına sebebiyet verecek büyüklükte depremler meydana gelecektir. Bunun yeri, zamanı ve büyüklüğünü kesin olarak söylememiz mümkün değil,” diye konuştu. Öziçer, depreme karşı hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizerek, “Vatandaşlardan yerel belediyeye, devletten sivil toplum kuruluşlarına kadar herkesin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bunun yanı sıra, Öziçer, depremlerin olmasının bazı olumlu yanları da olduğunu belirtti. “Fay hatlarının olduğu bölgelerde petrol, maden yatakları ve jeotermal kaynaklar bulunmaktadır. Bu doğal kaynakları değerlendirerek, bu coğrafyada yaşamanın avantajlarını kendi lehimize çevirebiliriz. Hem depreme karşı dirençli bir hale gelerek hem de mevcut doğal kaynak rezervlerini tespit edip ülkemizi daha konforlu bir hale getirebiliriz,” dedi.

Öziçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremlerin olmaması, dünyamızdaki yaşamın kısa süre içinde yok olması anlamına gelir. Dünyada depremler olmazsa, yaşam da sonlanır. Çünkü depremler, dünyanın nefes alması anlamına gelir. Nasıl biz nefessiz kalamıyorsak, dünya da depremsiz yaşayamaz. Bu yüzden depremlerden korkmadan, depremlere karşı dirençli bir mücadele göstererek sağlıklı kentlerle yaşamaya devam edebiliriz.”

En az 10 karakter gerekli