İki Kız Kardeşin Ölümü: Kaza mı Cinayet mi?
867 okunma

İki Kız Kardeşin Ölümü: Kaza mı Cinayet mi?

Mart 3, 2026 10:35
İki Kız Kardeşin Ölümü: Kaza mı Cinayet mi?
0

BEĞENDİM

İZMİR’in Menderes ilçesinde meydana gelen bir trajedi, 16 yaşındaki Balımnaz Türkkal ve 21 yaşındaki ablası Nergiz Türkkal’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Olay, 5 Şubat akşamı, Kısık Sanayi yolunda bir otomobilin sel sularına kapılması sonucu gerçekleşti. Olayda, araçta bulunan Devran Y. ve Tamer Demirdaş’ın hayatta kaldığı, ancak Türkkal kardeşlerin ne yazık ki cansız bedenlerine ulaşıldığı açıklandı. Özlem Türkkal (43), yitirmenin acısıyla “Bu bir kaza değil, cinayet” derken, baba İlker Türkan (43) ise “Tahminim, öldürülüp atıldılar. Nedenini hâlâ öğrenemedik,” ifadelerini kullandı.

Olayın detayları, Menderes ilçesindeki Oğlananası Mahallesi’nde, dere üzerindeki bir köprüden geçerken aracın sele kapılmasıyla başladı. Araçta, Balımnaz ve Nergiz Türkkal’ın yanı sıra Devran Y. ve Tamer Demirdaş bulunuyordu. Sürüklenen otomobilde, Tamer Demirdaş ve Devran Y. kendi çabalarıyla kurtulmayı başardı. İzmir Jandarma Komutanlığı Sualtı Arama Kurtarma Timi ve AFAD ekiplerinin bölgeye sevk edilmesiyle yürütülen arama çalışmalarında, Balımnaz ve Nergiz Türkkal’ın cansız bedenleri bulundu. Türkkal kardeşler, Hacılarkırı Mezarlığı’nda son yolculuklarına uğurlandı.

Yaşananların ardından, Jandarma ekipleri, Tamer Demirdaş’ı yakalayarak adliyeye sevk etti. Tamer Demirdaş, jandarmadaki işlemlerinin ardından tutuklandı. Ancak, Devran Y. serbest bırakıldı. Davanın görgü tanığı olarak ifade veren Devran Y., “Konak Tepecik bölgesinden Balımnaz ve Nergiz’i aldık,” şeklinde açıklama yaparak, kaza öncesi yaşananları aktardı. Zira, araçta dört kişi bulunuyordu ve yaşanan kazadan dolayı ikisi hayatını kaybetmişti.

Tamer Demirdaş, ifadesinde yol üzerinde oluşan su birikintilerini geçebileceğini düşündüğünü, aracın su birikintisine girdiğinde batmaya başladığını söyledi. Malum, o sırada herhangi bir kurtarma umudu bulunmadığını düşündüğünden daldı. “Aracın akıntıya kapıldığını fark edince sol ön yolcu koltuğunun camından dışarı atladım,” ifadeleriyle asıl olanın kendi canı olduğunu belirtti. O dönem Gaziemir’den Torbalı yönüne gitmekte olduklarını ifade etti.

Olayla ilgili soruşturmanın devam etmesiyle birlikte, Türkkal ailesinin acısı dinmedi. İlker Türkkal, “İki evladımı yitirdim. Küçük kızım, ablasının evinde kalıyordu. Tamer ve Devran ile bir restorana yemek gitmek üzere yola çıktılar ama onlar beni terk etti. Neden bu iki kızı ölüme bıraktılar?” diye sorarak davanın gidişatına tepki gösterdi. Kızlarının cenazeleri emniyet kemerleri takılı şekilde bulundu, fakat giydikleri montlar, çantaları ve cep telefonları kayıptı.

Anne Özlem Türkkal, “Kızlarım şu an yok. Olayın kaza olduğu söyleniyor ama ben öyle düşünmüyorum. Bu bir cinayet,” diyerek, olayın peşinin bırakılmaması için yetkililere çağrıda bulundu. Ayrıca, Devran Y.’nin serbest bırakılmasına karşı çıkarak, “İki canı evinden alıp ölüme bıraktığında nasıl serbest kalabilir?” ifadelerini kullandı. Türkkal ailesi, adalet için mücadele edeceklerini belirtiyor ve bu konuda kamuoyunun dikkatini çekmek istiyor. Bu olay, sadece ailenin değil, tüm toplumun vicdanını yaralayan bir durum olarak kayıtlara geçiyor.

En az 10 karakter gerekli