Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanmasının ardından, yürütülen yolsuzluk soruşturması sonucunda 11 Kasım 2025 tarihinde 3,809 sayfalık bir iddianame hazırlandı. Bu büyük dava, 407 sanıklı olup, 107 sanığın tutuklu bulunduğu bir süreçte devam ediyor. Dava sürecinin üçüncü gün oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde düzenlendi. Duruşma saat 10.00’da başladı ve CHP genel başkan yardımcıları, bazı milletvekilleri, partililer, sanıkların aileleri ve çok sayıda izleyici katıldı. Duruşma salonunun çevresinde ve içinde jandarma ekipleri tarafından geniş güvenlik önlemleri alındı.
Duruşma esnasında, İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık, salona girerken izleyicilere selam vererek dikkat çekti. Ancak bu durum, jandarmanın müdahalesine neden oldu ve bazı sanıklar ile jandarma arasında tartışmalara yol açtı. Kısa sürede sakinleşen ortamda, tutuklu sanıkların savunmalarına geçildi. Duruşma bir önceki günlerde olduğu gibi gergin bir atmosferde başladı; çünkü daha önce iddianamenin özeti okunurken Ekrem İmamoğlu’nun oturma düzenine itiraz etmesi üzerine gerginlik yaşanmıştı.
Duruşmanın ilk savunmasını eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu gerçekleştirdi. Kendisi hakkında çantayla para taşıdığına dair iddialar bulunduğunu belirten Erdoğdu, bu suçlamaları kabul etmediğini ifade etti. Savunmalar, sanıkların kendilerini ifade etmesi açısından oldukça önemli bir süreci temsil ediyordu.
Diğer bir sanık olan Bulut Aydöner, iddianamede iki eylemle suçlandığını belirtti. İş insanı olduğunu dile getiren Aydöner, ailesinin ticari faaliyetlerinin bulunduğu şirketlerde istihdam edildiğini açıkladı. Aydöner, “Abim Baki Aydöner’in bana talimat vermesi söz konusu değildir. Benim hakkımdaki iddialarına ilişkin doğru olan tek şey; tanımadığı bir başka şirketime dair belirtilen detaylardır. Serbülent Danış, yalan beyanlarla beni tutuklattırdı.” şeklinde konuştu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırlamış olduğu iddianamede, önemli bir yapılandırma mevcut. İddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’ olarak, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı gibi bazı bakanlıklar ‘suçtan zarar görenler’ olarak belirtilmiştir. Ayrıca 16 kişi müşteki, 5 kişi müşteki-şüpheli, ve Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 402 kişi şüpheli sıfatıyla yer almaktadır.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun örgütün kurucusu ve lideri olarak tanımlanırken, bazı kişiler örgüt yöneticisi olarak aktarılmıştır. İmamoğlu’nun, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ gibi birçok suçla itham edildiği belirtilmiş, toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapsi talep edilmiştir. Ayrıca, hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının, suç tarihi itibarıyla 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu vurgulanmıştır.
Duruşma devam ederken, sanıkların savunmalarının alınması ve dava sürecinin nasıl ilerleyeceği merakla takip edilmektedir. Bu süreç, Türkiye’nin siyasi ve hukuki yapısı açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.
1
Fazılsay Caddesi’nde feci kaza: 2 ölü, 3 yaralı!
2674 kez okundu
2
Cevdet Yılmaz İzmir İş Dünyası Buluşması’nda!
2644 kez okundu
3
Feke’de 12 Maden İşçisi Karda Mahsur Kaldı
2644 kez okundu
4
AKUT’ta Selçuk Ekibinin Yeni Dönemi Başlıyor
2637 kez okundu
5
Başkan Ünsal: ‘Emanetlerimize Sahip Çıkacağız’
2633 kez okundu