Türkiye Ekonomisi: İzmir’in Çığlığı ve CHP Krizi
2345 okunma

Türkiye Ekonomisi: İzmir’in Çığlığı ve CHP Krizi

Mart 9, 2026 13:12
Türkiye Ekonomisi: İzmir’in Çığlığı ve CHP Krizi
0

BEĞENDİM

“`html

Programın açılışında ülkedeki genel tabloya değinen Bayır, “Memleket ne kadar iyiyse biz de o kadar iyiyiz. Ülke gerçekten ateşten bir çemberin içinde” ifadelerini kullandı. Özellikle dünya siyasetinde yaşanan gelişmelerin Türkiye’ye ekonomik olarak da ağır yansımaları olduğuna dikkat çeken Bayır, ABD’nin İran ve Venezuela üzerinden yürüttüğü politikaların tesadüf olmadığını savundu. Bu süreçte petrol ve enerji hatlarının hedef alındığını öne sürerek, bunun doğrudan akaryakıt fiyatları ve enflasyon üzerinden Türkiye’ye yansıdığını belirtti.

Bayır, artan benzin ve motorin fiyatlarının yurttaşların belini büktüğünü ifade ederek, “Bunun faturası yine çalışanlara, asgari ücretliye ve emekliye çıkacak” dedi. Ayrıca, İzmir’e merkezi yönetim tarafından yeterli yatırım yapılmadığını, kentin ödediği vergilere karşın çok düşük oranda kamu yatırımı aldığını savundu. Bayır, “İzmir’den toplanan vergilerin geri dönüşü yüzde 4-5 civarında. İktidarın güçlü olduğu kentlerde ise bu oran yüzde 60-70’lere kadar çıkıyor” diye konuştu.

İzmir’in ulaşım, çevre yolu, körfez temizliği ve altyapı gibi temel sorunlarında merkezi idarenin yeterli sorumluluk almadığını belirten Bayır, buna rağmen kentin yıllardır kendi imkanlarıyla ayakta kalmaya çalıştığını söyledi. Ayrıca programda, CHP’ye yönelik siyasi baskılar ve parti içi tartışmalara da yer verildi. Bayır, CHP’nin son seçimlerde önemli bir çıkış yakaladığını, ancak bunun ardından partiye yönelik yeni bir sürecin başladığını savundu. “Ne zaman ki sol, sosyal demokratlar iktidara yürümeye kalksa birileri ortaya çıkıyor ve bizi birbirimize düşürüyor” dedi.

Geçmişte merkez sol partilerin bölünerek seçime girmesinin sağ siyasetin önünü açtığını vurgulayan Bayır, bugün de benzer bir tablo oluşturulmak istendiğini belirtti. CHP içinde farklı isimler üzerinden yeni ayrışma alanları yaratılmaya çalışıldığını ifade eden Bayır, “İmamoğlu, Mansur Yavaş, Özgür Özel, Kılıçdaroğlu üzerinden parti içinde yeni cepheler oluşturmaya çalışıyorlar” değerlendirmesinde bulundu. Bayır, partinin kendi iç meselelerinin sosyal medyada sert ve yıpratıcı bir dile dönüşmesini de eleştirerek, bunun CHP’ye zarar verdiğini dile getirdi.

Bayır, “Bir telefon kadar yakın insanların kanlı bıçaklı hale getirilmesi kimseye fayda sağlamaz” diyerek, parti içinde sağduyunun öne çıkması gerektiğini vurguladı. CHP’de aday belirleme süreçlerine de değinen Bayır, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyesi adaylarının tabanın iradesiyle belirlenmesi gerektiğini savundu. “Ben delegeyle değil, tüm üyeyle ön seçim diyorum. Üye seçerse doğruyu seçer” dedi. Geçmişte ön seçimle belirlenen isimlerin partiye daha güçlü bağlılık gösterdiğini hatırlatan Bayır, genel merkez odaklı siyasetin örgütü zayıflattığını belirtti.

Bayır, ayrıca İzmir’de CHP’nin geçmişe göre oy kaybı yaşadığını ve “İzmir artık kale değil” ifadesini kullanarak, bunun nedenlerini masaya yatırmak gerektiğini ifade etti. Parti yönetiminin bununla yüzleşmesi gerektiğini söyleyen Bayır, il ve ilçe örgütlerinin belirlenmesinde de tabanın sesinin yeterince dikkate alınmadığını savundu. İl başkanlığı sürecine ilişkin eleştirilerde de bulunan Bayır, tepeden belirlenen isimlerin örgütte zayıf bir görüntüye yol açtığını söyledi.

Halkın beklentilerini karşılamak için parti içi demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Bayır, il başkanlıklarının ve ilçe örgütlerinin seçim dönemleri dışında da aktif olmaları gerektiğini vurguladı. CHP İzmir İl Başkanlığı

En az 10 karakter gerekli