Kadın Sağlık Çalışanları: Sorunlar ve Talepler!
1671 okunma

Kadın Sağlık Çalışanları: Sorunlar ve Talepler!

Mart 9, 2026 11:27
Kadın Sağlık Çalışanları: Sorunlar ve Talepler!
0

BEĞENDİM

İzmir Kent Haber – Sağlık-Sen İzmir 2 No’lu Şube Kadın Kolları Başkanı Uzman Hemşire Emine GÖK, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir basın bildirisi yayımladı. GÖK, sağlık sektöründeki kadın çalışanların önemini vurgularken, karşılaştıkları yapısal zorlukları ve mesleki ihtiyaçları kamuoyuyla paylaştı.

Yayımlanan bildiride sağlık çalışanlarının durumuna dair çarpıcı bulgulara yer verildi. “Sağlık alarm veriyor” başlığıyla duyurulan araştırmanın önemine dikkat çeken GÖK, kadın sağlık çalışanlarının iş yükünden çok daha fazlası ile mücadele ettiğini belirtti. Çalışmanın, iş yükü, çalışma düzeni, bakım sorumluluğu, psikososyal durum ve diğer yapısal engellerin ayrıntılı bir değerlendirmesini sunduğu ifade edildi.

GÖK, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle sağlık alanındaki kadın çalışanların çalışma koşullarını ve karşılaştıkları sorunları incelemek adına yürütülen araştırmanın bulgularını paylaştıklarını duyurdu. Kadınların sağlık sisteminin temel taşları olduğuna vurgu yapan GÖK, bu emeklerin çoğu zaman sadece hizmet üretimi olarak görüldüğünü, geride kalan yorgunluk, tükenmişlik ve diğer sorunların yeterince takdir edilmediğini dile getirdi.

Araştırmanın 20 Şubat – 6 Mart 2026 tarihleri arasında yapıldığı ve 168 sağlık çalışanın katıldığı belirtildi. Katılımcıların %97,6’sının kadın olması, sağlık sisteminin yükünü taşıyan ana grubun kadınlardan oluştuğunu göstermektedir. Yaş dağılımında en büyük grubun 35-44 yaş aralığında yer alanlar olduğu, ardından 45-54 ve 25-34 yaş gruplarının geldiği ifade edildi. Bu durum, kadınların her iki alanda da (iş ve aile) yoğun sorumluluk taşıyan bir yaşam döneminde bulunduğunu ortaya koymaktadır.

Katılımcıların %74,4’ü evli ve %60,7’sinin bakmakla yükümlü olduğu en az bir birey olduğunu belirtirken, çocuk sahibi olanların sayısının da oldukça yüksek olduğu ortaya çıktı. Eğitim düzeyine baktığımızda katılımcıların %56,5’inin lisans, %14,3’ünün yüksek lisans, %4,8’inin ise doktora mezunu olduğu kaydedildi. Çalışanların %90,5’inin kamu kurumlarında çalıştığı ve sağlık alanındaki kadın emekçilerin yaşadığı sorunların belirlenmesinde önemli bir kaynak oluşturduğu belirtildi.

Çalışma şekillerine göre, katılımcıların %55,4’ünün gündüz mesai ile çalıştığı, %25’inin karma mesai-nöbet ve %19,6’sının da vardiyalı çalıştığı saptandı. Haftalık ortalama çalışma süresinde ise katılımcıların büyük bir kısmının (yaklaşık %44) 41-48 saat çalıştığı, %25’inin ise 49 saatten fazla çalıştığı görülmektedir.

Araştırmanın ana sorularından biri, kadın sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını deneyimleme şekliydi. Çarpıcı veriler, katılımcıların %56,5’inin iş yükünü karşılamaya yeterli personel sayısının bulunmadığını belirtmesi ve %59,5’inin görev tanımında belirsizlik yaşadığını ifade etmesi oldu. İş dağılımının adil olduğunu düşünenlerin oranı yalnızca %44 olarak belirlendi.

Gündelik iş baskısının ağır olduğu gözlemlendi, çünkü katılımcıların çoğu iş yükünün arttığını ve işten eve zihinlerinde görev taşıdıklarını ifade ettiler. Yüzde 89,3’ü iş gününün sonunda kendisini tükenmiş hissettiğini belirtirken, %76,8’i işe başlamadan önce yorgun hissettiğini söyledi. Bu veriler, kadın sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunların bireysel dayanıkl

En az 10 karakter gerekli